Face ID Korkutuyor!

Teknoloji, insana rağmen insan için gelişmeye devam ediyor. Hayatımıza giren birçok yenilik bize bir şeyler sunarken bizden bir şeyler alıp götürüyor. Yıllarca paranoyaklık seviyesi yüksek kişilerin “CIA bizi izliyor. Bu telefonlar dinleniyor” gibi söylemleri bana abartı gelirdi. Hala biraz abartı olarak görüyorum. Sonuç olarak hepimizi takip etmeleri imkansızdır değil mi? Ya anahtar sözcükler, cümleler olmalı ya da belirli kişilere manuel işlem yapılmalı. Neyse, konumuz bunların uygulanma biçimi değil. Bugün Apple tarafından duyurulan bir yenilik benim için duvardaki eksik taşların tamamlanması anlamına geliyor. iPhone X ile beraber tanıtılan bu özellik ile telefon yüzümüzü tarayacak ve bi şifre olarak kabul edip hafızasında tutacak. Face ID dedikleri bu yenilik ile telefonlara şifre girmeye, parmak izi taratmaya vb. gerek kalmayacak. Peki bu sistem ne kadar güvenilir? Ya da bu sistem ne kadar güvenli? Ya da şöyle sorayım: Apple’a ne kadar güveniyorsunuz?

Korkmaya Başlayın!

Paranoyaklık seviyem 10 üzerinden 3-4 arasıdır. Laptop’un kamerasını bantlamam mesela. İzleyecekleri bir şey olduunu düşünmediğim için. VPN kullanırım, son iki telefonumda parmak izi tarama özelliği olduğu halde bunu kullanmamışımdır ve benim haberim olmadan her tuşa dokunduğumda parmak izimi almasından korkarım. Teknolojini “veri toplama” özelliği bence birçok faydasını gölgede bırakacak bir korku ögesidir. Hele hele big data dedikleri büyük çaplı veri ve bunun işlenmesi neticesinde ortaya çıkan anlamlı sonuçlar ileride devletler arasında büyük savaşlara bile sebep verebilecek konumdadır.

Neyse, Apple’ın bugün tanıttığı Face ID özelliğine de tamamen bu nazarla bakıyorum. Yüzümüzün her hattını kaydedip “güvenlik” için kullanılması aslında arkaplanda dönen birçok şeyden dolayı bizi korkutmalıdır. Yapay zeka tartışmalarının günbegün kızışması da bu “büyük resmin” ufak bir parçası. Şöyle düşünün, bazı devletlerin çıkarlarına ters düşen bir şey yapan birisini, yüz hatlarını sisteme girerek bir drone ile öldürebilirler. Bunu fotoğraflardan sağlamak daha zor olabilirken zamanlar herkesin gönüllü bir şekilde vereceği yüz hatları bilgisi ile çok rahatlıkla gerçekleştirebilirler.

Paranoyak olmalı mıyız?

Apple’ın, FBI’a vermek istemediği şifre bilgileri olayını hatırlarsınız. Güvenilir bir kurum izlenimi oluşturmak için özellikle düzenlendiğini düşünüyorum bu olayın. Yani Apple, gördüğünüz, bildiğiniz gibi güvenilir bir kurum olmayabilir. Sonuçta bir ABD şirketi, ABD’nin kanunlarına uymak zorunda olan bir şirketin, devletin özel talebine karşı çıkıp şifre bilgilerini vermeyeceğini düşünecek kadar romantikseniz sizi Face ID’niz ile başbaşa bırakmak isterim.

Paranoyak mıyım? Evet. Olmalı mıyız? Bence evet. Teknoloji bize çok şey verse de bizden birçok şey alıp götürürken normal davranmak içime sinmiyor. “Hadi canım sen de” diyorsanız, girdiğiniz her sitenin, tıkladığınız her url’nin, IP adresiniz üzerinden kayıt altına alındığını belirterek yazımı bitirmek istiyorum.

Face ID pişmanlık olmadan, klasik şifre sistemlerini kullanmaya devam edin.

Paylaşın:

Şener Dağaşan

<p>Uzun yıllardır blog yazarlığı yapıyorum, sosyal medya ile içli dışlıyım. İçerik yönetimi asıl uzmanlık konum olmakla birlikte sosyal medya uzmanlığı yapıyorum. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü mezunuyum. Burası da benim kişisel websitem. Benimle irtibata geçmek için iletişim sayfasından mesaj gönderebilirsiniz.</p>

Leave a Comment