Korku – Stefan Zweig

Yasalarda, dinsel öğretilerde bir kavram vardır: Suç. Din bunu günah olarak ele alır. Ve bu suç veya günahın bir bedeli vardır: Ceza. Peki ya insanın, kimseye bildirmediği suçları ve onun ortaya çıkabilme ihtimali? İşte bu insanı belki de suçtan daha fazla yıpratabilmektedir. Stefan Zweig, bunu ele alarak kısa ama etkili bir roman yazmış: Korku. Korku, Stefan Zweig’ın eşsiz hikaye anlatıcılığının harika örneklerinden birisi. Gerim gerim geren, suçu kendimiz işlemişiz gibi hissettiren sağlam bir roman. Her satırında bize istediği şeyi hissettiren roman ile Zweig çok sıradan bir konuyu ele almış ve insanlara birçok şey anlatmıştır.

Kitap Analizi

İtiraf mı daha zor İntihar mı?

Korku, eşine ihanet eden bir kadının başından geçen rahatsız edici birkaç haftadan bahsediyor. Eşini bir başka erkekle aldatan Irene, bir gün “aşığının” evinden çıkarken bir kadına denk gelir. Kadın, Irene’ya durumdan haberdar olduğunu söyler. Bu, Irene için ölüm demektir aslında. Çünkü iyi bir hayatı zengin bir yaşamı vardır. Bunun yıkılma ihtimali ve toplum içerisinde mimlenmesi onu çok zor duruma sokacaktır. Böyle başlayan kitap, usta işi cümleler ve tanımlamalarla bize korkuyu, Irene’nin korkusunu hissettirmektedir.

Irene, aslında suçundan değil ifşa olmanın sonuçlarından korkmaktadır. Kendisine sürekli şantaj yapan kadının karşısındaki çaresizliği ve tüm suçlarının ortaya çıkma ihtimali onu delirme noktasına getirmektedir. Her adımı paranoyakça, her dakikası zulüm altında geçmektedir ve Irene zavallılığını sonuna kadar yaşamaktadır. Parasız kalınca nişan yüzüğünü rehin bırakması, birkaç rahat gün geçirmek için yüzlerce kronluk para ödemesi vb. derken hayat kendisi için zindana dönüşmüştür. Sonunda ölümü bile düşünmektedir artık.

Zweig, ustalığı ile bize Irene’nin yaşadıklarını öyle bir hissetirmektedir ki, kitabın nasıl bittiğini anlayamıyoruz. Farklı düşünen kafaların kitabın yarısında bir şekilde tahmin edebileceği sonu ile kitap aslında korkudan kurtulmayı değil, korkunun nasıl bir şey olduğunu ve ihanetin ne demek olduğunu gösteriyor. Bu bakımdan, Zweig’ın harika tanımlamaları da birer kulağa küpe haline geliyor.

Kitabın yarısında yer alan itiraf, suç ve ceza temalı bölüm ise insan psikolojisine güzel bir ayna olmuş. Zweig’ın suçlu psikolojisine farklı bir bakış açısı sunduğu, aslında “her şeyin aslını” ve inanmak istemediklerimizi bize anlatan kitabı mutlaka okunmalıdır.

Kitap Tahlili

İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılan Korku, Zweig’ın kısa romanlarından birisi. 70 sayfalık yekunu ile kısa bir Zweig ziyafeti aslında. Kitapta herhangi bir imla ve dizgi hatası bulunmuyor.  Eylül 2017 tarihli 8. baskısını okudum. Almanca bilmediğim için çeviri hakkında bir yorum yapamıyorum ama çok abartı veya anlamsız bir Türkçe ile karşılaşmadım. Aksine, tahmin edebildiğim kadarıyla, iyi bir çeviri olduğu hissiyatına kapıldım. Bu bakımdan çevirmene de bir tebrik göndermek gerekir diye düşünüyorum.

Kitabı İş Bankası Kültür Yayınları’nın web sitesinden inceleyebilir ve satın alabilirsiniz.

Paylaşın:

Şener Dağaşan

Uzun yıllardır blog yazarlığı yapıyorum, sosyal medya ile içli dışlıyım. İçerik yönetimi asıl uzmanlık konum olmakla birlikte sosyal medya uzmanlığı yapıyorum. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü mezunuyum. Burası da benim kişisel websitem. Benimle irtibata geçmek için iletişim sayfasından mesaj gönderebilirsiniz.

Leave a Comment