Twitter’a Ne Oldu?

Her sosyal medya mecrası belirli bir reklam politikası ile insanlara ulaşmaya çalışır. Bunu vakti zamanında Facebook ile görmüş, yaşamıştık. Benzeri bir olayı çok uzun bir zaman önce de yaşadık. ABD’de yaygın olarak kullanılan bir sosyal medya mecrası Türkiye’ye geldiğinde, Ahmet Hakan tarafından “deli” gibi kullanıldı ve insanlar buraya “yönlendirildi”. Burası bize çok şey vaat ediyordu. Mikroblog olarak kullanabiliyor ve istediğimiz her insanla direkt iletişime geçebiliyorduk. 2009 yılıydı ve hayat çok güzeldi. Twitter da öyle.

Twitter, kullandığım büyük sosyal medya mecralarından ilklerindendi. Hatta ilkiydi diyebilirim. 2009 yılının Aralık ayında ilk hesabımı açtım. İlk tweet’imi dün gibi hatırlıyorum. İlk olarak yakın çevremi takip ederek başladım macerama. Sonra sürekli tweetler, takipleşmeler, laf dalaşları, mention’lar, RT’ler… Twitter’ı çok sevdim. Bugün, o ilk günkü gibi kullanmıyor oluşum da işte bu yazının konusu olacak. Twitter bir eski sevgili gibi oldu benim için. Ara sıra uğrayıp bakıp geçtiğim bir mekan…

Bugün, uygulama marketlerde “haber” kategorisinde bulunan Twitter, 140 karakterle hayatına başladığında birçok insan için farklılık arz ediyordu. 2008-2009 yılları Twitter için patlama çağıydı. Hatta 2010’larda “Facebook yakında patlar. Twitter çok hızlı geliyor” diyorduk. Bugün Facebook Twitter’ı üçe hatta dörde katlamış durumda. Buna sebep olan birçok etken var. En önemlisi de Twitter’ın bir siyasi silah haline dönüşmesi. Twitter’ı en çok kullanan ülkelerden birisi olarak bu mecrayı öyle bir değişikliğe uğrattık ki, artık eski günlerine dönmek için çırpınsa ve belki de el altından bunun için çaba gösterse de Twitter o eski şaşalı günlerine dönemeyecek artık. Sebeplerini bir bir sıralamak isterim.

Siyasileşme

Twitter artık siyasiler için bir arenaya dönüşmüş durumda. Sadece siyasiler için değil, siyasetle uğraşan, siyasete meraklı herkes için burası bir cennet gibi. İstediğin bir isimle hesap açıyor, istediğin şeyi söylüyor, istediğini takip ediyor ve istediğine küfür edebiliyorsun. Bunun gibi itici birçok durum burayı çekilmez bir mecra haline getirdi. Birçok insan aşırı söylemler, gereksiz laf dalaşları, belki fişlenirim korkusu ile artık hesaplarına uğramaz oldu. Haliyle Twitter’ı Twitter yapan kitleler yerini bambaşka kişilere bıraktı.

Yazılımsal Eskilik

Evet, Facebook, Instagram gibi mecralar sürekli kendilerini yenilerlerken Twitter bunu yeteri kadar gerçekleştiremedi. Twitter’ın mühendis ekibi, belki de yönetim, kullanıcıların deneyimini bambaşka noktalara getirecek yenilikleri bir türlü sağlayamadılar. Anlar (moments) kısmı çok iyi bir yenilikken herkesin kullanımına açmaları birkaç seneyi buldu. Yeni arayüzü bir zamanlar sadece mobil kullananlara açmaları, arayüz değişikliği için çok yavaş hareket etmeleri, farklı özellikleri hayata geçirmede yavaş davranmaları, yani yenilikleri insanlara bir lütufmuş gibi sunmaları oldukça itici bir durumdu. İnsanların deneyimleriyle oluşturdukları farklı uygulamalar birer yenilik olarak yeterince uygulanamadı. Örneğin Twitter’daki çok eski içeriklerimize hala ulaşmakta zorluk yaşıyoruz. Buna bir çözüm getiremedikleri gibi bir zamanlar bunu oldukça kısıtlıyorlardı. RT’leyen ve Fav’layanların sayısını görebilmek ama bunlara ulaşamamak da bunlardan birisi. Halbuki Twitter gücünün doruğundayken yapacağı stratejik hamlelerle birkaç sıçrama noktasını birden aşıp bambaşka yerlere gelebilirdi.

Troll’ler

Troll kavramını hayatımıza sokan Twitter oldu. Evet, Twitter’dan önce böyle bir kavramın olduğunu biliyorduk ama kitlelere ulaşması Twitter sayesinde oldu. Her ne kadar ironi ile yürüseler de troll’ler Twitter için birer eksi puandı. Zira bunların agresiflikleri kontrol altına alınamadı. Hatta yalan içeriklerini teyit edecek sistemleri devreye sokamadılar. Birçok kişi troll’lerden dolayı bu mecradan soğudu. Troll’lerin belki de tek merkezden kontrol edildiği durumlar da mevcutken ve bu troll’lerin insanları tehdit eden hallerini düşününce, bırakıp gidenlere de hak vermemek elde değil.

Botlar

En önemli sıkıntı botlar. Facebook buna zamanında öyle güzel önlem aldı ki, Twitter bu hamlede geç kalınca bir çöplüğe dönüştü. Bugün organik yollarla (birçok kişinin organize olarak tweet atması gibi) Trend Topic’ler gerçekleşemiyor. Etiket şeklindeki TT’lerin büyük bir çoğunluğu botlar tarafından yapılıyor. Hatta o kadar ucuz rakamlara yapılıyor ki adınızı kısa sürede TT listesine sokabilirsiniz. Twitter bir gün boyunca TT listesinde kalacak bir etiket için belki de onbinlerce lira isterken bot ordusuna sahip birisi bunu birkaç saat için çok cüzi rakamlara yerine getirebiliyor. Bunların varlığı da Twitter’ı öldürüyor. Daha çok siyasi amaçlarla yapılan TT’ler ve bunun için kullanılan bot’lar Twitter’ın adeta bir ölüm işaretiydi. Buna önlem alınamadı, dolayısıyla kendi kendine takılan bir mecra haline dönüştü burası.

Sahte hesaplar

Verified hesaplarda bile sıkıntılar olduğu için geçtiğimiz günlerde “mavi tik” vermeyi durduran Twitter, sahte hesaplara ise hiçbir şey yapamadı. Başka isimler, troll’ler, gizli kimlikler vb. derken birçok kullanıcıyı canından bezdiren bir ortam haline geldi. Haliyle eskisi kadar aktif ve düzenli olarak kullanmıyor birçok insan.

Reklamlar

Facebook’un bu kadar büyük bir mecra haline gelmesi reklam politikasının bir sonucu. Daha fazla veriye ulaşmak demek reklamverenlere daha kaliteli sonuç demek. Twitter reklam alma politikasını çok yavaş bir şekilde hayata geçirdi. Bu da büyük firmaların reklam verirken burayı daha az tercih etmesi anlamına geldi. Bir de reklam çeşitliliği az olduğundan “organik” reklamlara yönelindi. Yani fenomenlere. Fenomenler ise yaptıkları reklamlardan bittabii Twitter’a herhangi bir ödeme yapmadılar. Haliyle en önemli kısmı yıllarca atıl kalan Twitter hem kâra geçemedi, hem yenilik yapamadı hem de daha büyük kitlelere ulaşamadı. Sonucunda da bugünkü kötü duruma gelmiş oldu.

Twitter Bir Eski Dost

Twitter benim için bir Hyde Park hükmündeydi. Fakat artık arada sırada tweet attığım bir platforma dönüştü. Bunda benim Twitter’a küsmüş olmamdan ziyade Twitter’ın yanlış hamlelerinin de payı bulunuyor. Sonuç olarak da Twitter “bir zamanlar bir dost vardı”ya dönüşüveriyor.

Twitter her geçen gün kötüye gidiyor. Bu, şirket sonuçlarına da yansımış durumda. Resmi rakamlara göre 400 milyon civarında kullanıcısı bulunuyor ve bu neredeyse birkaç senedir pek değişmedi. Hatta, bunların bir kısmı da sahte hesaplar düşünün. Benim burada yaptığım tespitler belki Twitter’ın kulağına gitmeyecek ama olur da birileri okursa bir sosyal medya mecrası nasıl yönetilmez sorusunun cevabını biraz da olsa alabilir. Sonuçta Twitter’ın ülkemizdeki ilk anlarından bugüne birçok şeye şahit olmuş durumdayım. Bunu da sizinle paylaşmak istedim.

 

Paylaşın:

Şener Dağaşan

Uzun yıllardır blog yazarlığı yapıyorum, sosyal medya ile içli dışlıyım. İçerik yönetimi asıl uzmanlık konum olmakla birlikte sosyal medya uzmanlığı yapıyorum. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü mezunuyum. Burası da benim kişisel websitem. Benimle irtibata geçmek için iletişim sayfasından mesaj gönderebilirsiniz.
  • Meryem Kahraman

    Bence çok haklısınız. Twitter eski günlerini aratıyor.

    13 Ocak 2018 at 15:10 Cevapla

Leave a Comment