Zamanın Kısa Tarihi (Stephen Hawking)

Fizik konularıyla alakam liseden önceye dayanır. Özellikle astronomi ve radyoaktivite konuları ilgimi çeker, öğretmenlerime sorular sorardım. Fiziği daha da sevdirecek şekilde cevap verselerdi, beni geçiştirmeselerdi belki de kariyerim bambaşka bir yerde olurdu. Neyse. Fiziğin özellikle uzayla ilgilenen kısmına olan merakım daha sonraları, konusuna göre “çerez” sayılan kitapları okumam ve filmleri izlememle devam etti. Bugün uzay seyahati, yıldızlar, gökyüzü, benim için ulaşılamaz bir hayal olarak kalsalar da, merakım hala devam ediyor. Bu sebeple kitapçıda raflara bakarken Zamanın Kısa Tarihi’ni algıda seçicilikle seçmem de buna işaret olsa gerek. Uzun zamandır merak ettiğim ama sürekli alıp okumayı ötelediğim bu kitabı hemen satın alıp ilk fırsatta okudum. Stephen Hawking, “herkes için bilim” sloganı ile bu kitabı kaleme almış ve ortaya birazcık fizik bilgisi olanların anlayabileceği bir eser çıkmış.

Kitap Yorum

Zamanın Kısa Tarihi, tarihten bugüne kadar ortaya atılmış önemli evren kuramları ile başlıyor. Antik Yunan’dan günümüze kadar filozofların, fizikçilerin kuramlarını detaylıca açıklıyor ve konuyu günümüze bağlıyor. Zaman kavramından, ışık hızından, Newton’dan girip, Kuantum’dan çıkıyor en sonunda. Para tuzağı kitapların, fizik bilmeyen adamların uydurup durdukları kuantum mekaniği konusunun ne kadar detaylı olduğunu anlıyor, evreni ve onu oluşturan temel yapı taşlarını daha iyi kavrıyor ve en sonunda fizikle alakalı bir takım sağlam bilgilere sahip oluyorsunuz.

Kitabın birçok yerinde Hawking’in bir bilim insanı olarak nasıl “doğru” bilginin peşinden koştuğunu, nasıl soru sorulması gerektiğini, “doğru” bilgiye ulaşmak için nasıl bir bakış açısına sahip olunması gerektiğini  keşfedebiliyorsunuz. Satır aralarında, kendi savını bir süre sonra nasıl değiştirdiğini, kendi fikirlerini doğrulamak için bilimi eğip bükmeye çalışanları, ortaya attığı fikirleri savunanlar olduğu halde bir süre sonra kendisi o fikri nasıl yanlışladığından bahsediyor ve bilimin temeli olan “bilimsel metotu” iliklerinize kadar hissettiriyor. Kendisi, bir “tanrı”nın varlığına inanmazken belki de bilimin ortaya koyacağı bilgiyle onu da doğrulayabileceğini veya yanlışlayabileceğini anlatıyor. Aklı kullanmak ve doğru soruyu sormak burada tüm mevzu aslında.

Kara delikler, solucan delikleri, ışık hızı, zamanda yolculuk, evrenin başlangıcı ve büyük patlama, paralel evrenler, evrenin başlangıcından önce ne olduğu veya sonra ne olacağı gibi birçok konuda başlangıç seviyesinde malumatlara sahip olabileceğiniz bu kitabı özellikle okumanızı tavsiye ediyorum.

Kitapta, Einstein’ın meşhur E=mc² formülü dışında herhangi bir fizik formülü yer almıyor. Bunun da sebebi “anneye anlatır gibi anlatmak” olsa gerek. Yıllarca çok satanlar listesinde olmasının sebebi de bu belki de. Ayrıca, tanrı inancı olmayan bir kişi olarak sürekli olarak tanrı fikrine değinmesi de yayıncının “insanları ürkütmeyelim” siyasetinden kaynaklanıyor olabilir.

Kitap Tecrübem:

Aldığım kitap, Alfa Kitap Nisan 2016 basımı. Genel olarak imla hataları bulunmuyor ki çok kafaya takarım böyle şeyleri 🙂 Kitabın kapağı oldukça “janjanlı” olduğu halde kalitesine o kadar kefil olamam. Kitabı bükerek okumayı seviyorsanız bir süre sonra üzülebilirsiniz. Bir de, kitapta bolca yer alan şekiller ve görseller, baskının kurbanı olmuşlar. Bazı görseller siyah mürekkepten ya da kağıt kalitesinden dolayı hiç belli olmuyorlar. Ayrıca kitabın en arkasında yer alan reklam kısmı da hiç hoşuma gitmedi.

Velhasıl, fiziğe ilginiz varsa bu kitabı alıp okuyun. Özellikle astronomi konusunda ufkunuzu açacaktır.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Paylaşın:

Şener Dağaşan

<p>Uzun yıllardır blog yazarlığı yapıyorum, sosyal medya ile içli dışlıyım. İçerik yönetimi asıl uzmanlık konum olmakla birlikte sosyal medya uzmanlığı yapıyorum. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü mezunuyum. Burası da benim kişisel websitem. Benimle irtibata geçmek için iletişim sayfasından mesaj gönderebilirsiniz.</p>

Üzgünüz, yorumlar şimdilik kapalı