Stok Fotoğrafçılığı Yaparken Düşülen 7 Hata

Son zamanlarda yurtdışına yönelik ürün satışları birçok kişinin ilgi alanı haline geldi. Dijital ürünler de bunlardan birisi. Dijital ürün, genellikle fotoğraf, video, illustrasyon olduğundan bunların satılabildiği platformlara insanımız üye olmaya başladı. Ama gördüğüm kadarıyla birçok kişi belirli bir süre sonra bu sitelere olan ilgisini kaybediyor veya yanlış yaptığı şeylerden dolayı istediği kazancı elde edemiyor. Stok fotoğraf ajanslarına üye olup dijital ürünlerini satmak isteyen ama yaptığı hatalardan dolayı istediği verimi alamayan kişiler için kendi tecrübelerimden derlediğim bir yazı yazmak istedim. Yazı stok fotoğrafçılığı yaparken düşülen hatalarla ilgili. 2016’dan beri çeşitli stok fotoğraf sitelerine üye olan ama özellikle son zamanlarda gelir elde etmeye başlayan birisi olarak bu alanda yaptığım yanlışları başkalarının yapmasını istemedim. Bu hatalara dikkat eder ve bunları yapmamaya çalışırsanız yüksek kazançlar elde edebilirsiniz.

Yazıya başlamadan önce, stok fotoğraf satışı yapabileceğiniz siteleri öğrenmek için bu yazımı okumanızı tavsiye ederim.

Stok Fotoğrafçılığı Yaparken Düşülen Hatalar

Hata 1: Ticari Değeri Olmayan Fotoğraflar Yüklemek

Evet, en sık yapılan hata bence bu. “Telefonumda, bilgisayarımda duran fotoğrafları yükleyeyim, belki satılır” diyerek ben de yola çıkmıştım. Geldiğim noktada geriye dönerek anlamsız, ticari değeri olmayan, kısacası satılmayacak fotoğrafları siliyorum. Çünkü, portfolyonun büyük olmasından ziyade kıymetli olması önemlidir. Unutmayın ki stok fotoğraf siteleri birer pazar yeridir ve nasıl ki pazar yerine çürük çarık, gereksiz ürünler götürmek satışlara katkı sağlamadığı gibi olanı da götürür, o şekilde de stok fotoğraf sitelerine ticari değeri olmayan fotoğraflar yüklemek satış getirmeyeceği gibi satış olmadığından sizin de ilginizi azaltacaktır. Örneğin, bir çiçek fotoğrafı her zaman satış alabilir. Ama alelade bir saksının içinde, yanlış pozlama ile çekilmiş bir çiçeğin ticari değeri yoktur. Tabii ki siz bunu özellikle yanlış çiçek bakımı fotoğrafı yüklemek için çekip atmadıysanız. O ayrı bir mevzu tabii ki. Fakat, stok sitelerinde genellikle pozitif duygulara hitap eden fotoğraflar satılmaktadır.

Dediğim gibi, ticari değeri olmayan fotoğrafları yüklemeniz satış alamamanıza sebep olur. “Bu kadar fotoğraf yükledim, bir kere bile satılmadı” dedirten bu çalışmanız da sizi stok fotoğrafçılığından soğutur. Soğumayın. En kötü kareden bile ticari bir ürün çıkarabilirsiniz. Ama bu, satılmayacak içerikleri zorlamanızı gerektirmesin.

Çözüm 1: Ticari değeri olmayan fotoğrafı yüklememek için öncelikle fotoğrafın ticari değerinin olup olmamasını araştırmanız lazım. Çektiğiniz fotoğrafları yüklemeden önce fotoğrafa alıcı gözle bakmak buna bir çare olabilir. Tabii ki önyargılı olarak fotoğrafa bakacağınız için bir de fotoğrafı tanımladığınız cümle ile stok fotoğraf ajanslarında arama yapmanızı tavsiye ederim. Örneğin “yıkık duvarın önünde duran araba” diye tanımladığınız bir fotoğraf olsun. Bunu Shutterstock’ta aradığınızda çok az fotoğraf çıkmaktadır. Bu da şu sonuca götürür: Ya çok bakir bir alana içerik üretmektesinizdir ya da kimsenin ilgi göstermediği bir konuyu odağınıza almışsınızdır. Tabii ki bu fotoğrafı nasıl tanımladığınıza da bağlı. Ticari değer olarak, fotoğrafın kendisiyle birlikte tanımlaması da önemlidir. “Depremde yıkılmış duvarın önünde duran araba” şeklindeki tanımlama satış şansını oldukça artıracaktır.

Hata 2: Sürekli Yükleme Yapmamak

Geldik en büyük soruna. Bu sorunu ben de yaşadım, sonuçları da oldukça moralimi bozdu. Birçok stok fotoğraf sitesi, düzenli yükleme yapan kullanıcılarının içeriklerini önplana çıkarmaktadır. Bu de facto bir kuraldır. Elinizde yüklenmeye hazır 500 fotoğraf olduğunu düşünelim. Bunları tek seferde yükleyip, düzenlemelerini yapıp onaya gönderebilirsiniz. Belli bir zaman sonra da birçoğu onay alarak yayına girecektir. Peki sonra? Sonrası uzun bir bekleme süresi. Eğer ki gündemi yakalayan, çok harika fotoğraflar göndermemişseniz, yeni fotoğraflar yükleyene kadar alacağınız indirme sayısı sınırlı kalacaktır. Şöyle düşünün. Bir bakkal açtınız, içerisini ürünlerle doldurdunuz. Güzel. Satışlar oluyor, ürünlerin bazısı elde kalıyor vb. Siz bu bakkal dükkanında ürün çeşitliliği yapmaz, elde kalanları değiştirmez, görünümü güzelleştirmezseniz müşteriler başka bakkallara gidecektir. Ya da dükkanınızı hiç açmadığınızı düşünün? Ne olacak? Müşteri kaybı olacak. Stok fotoğraf siteleri de buna yakın bir mantıkta çalışmaktadır.

Çözüm 2: Elinizde bulunan fotoğrafları, acelesi yoksa, günde 5-10 arası yükleyecek şekilde planlayarak sitelere yükleyiniz. Bu süreklilik sağlayacaktır. Süreklilik de görüntüleme sayısı almaya ve satış yapmaya giden yolu açacak. Denedim, %100 çalışıyor.

Hata 3: Açıklayıcı Olmayan Başlık Girmek

Bir fotoğraf veya videoyu stok fotoğraf ajanslarına yüklerken dikkat etmeniz gereken en önemli husus içeriğin tanımıdır. Bu içeriği doğru bir şekilde tanımlamamak, aramalarda içeriğin çıkmamasına veya arama sonuçlarında çok arkalarda çıkmasına sebep olmaktadır. Haliyle içeriği doğru bir şekilde tanımlamak çok önemlidir. Diyelim ki elimizde bir İstanbul fotoğrafı var. Çok güzel bir günbatımı manzarası yakalamışız, önemli tarihi eserlerden birisini de fotoğraf içerisine yerleştirmişiz. Haliyle fotoğraf oldukça heyecan verici bir fotoğraf ve “kesin satar” diye düşündüren bir kompozisyonda. Bunu stok fotoğraf sitelerine yüklüyoruz. Bize hemen “başlık nedir?” diye soruyor. Tak diye yapıştırıyoruz: Günbatımında İstanbul. Bu kadar mı? Evet mi? Peki şimdi bakalım, sadece Shutterstock’ta bu başlığı arama çubuğuna yazınca ne kadar fotoğraf çıkıyor?

Belki gözükmemiştir diye ben yazayım: 12 bin 666 adet. Yani satış alabilmek için tam 12 bin 666 fotoğraf rakibiniz olarak bekliyor. Bunları nasıl geçeceksiniz? İşte görüldüğü gibi fotoğrafı veya videoyu tam olarak tanımlamayan başlık rekabeti yüksek fotoğraflar arasında kaybolacak ve satış alamayacaktır.

Çözüm 3: Bunun çözümü oldukça basit. İçeriği, başlık kısmının müsaade ettiği uzunlukta doldurmak. Shutterstock için bu 200 karakter. 200 karakterde fotoğrafı olabildiğince açıklamak gerekiyor. Yine günbatımında İstanbul başlığını ele alalım. Bu başlığı “İstanbul’da günbatımı. İstanbul günbatımı manzarası. İstanbul şehir manzarası. Türkiye seyahati. İstanbul arkaplan görseli” şeklinde yazarak aramalarda daha yukarılarda çıkabilirsiniz. Her zaman olduğu gibi “müşteri gibi düşünün” ve ona göre hareket edin. Bu arada, bu başlıkları İngilizce yazmayı da unutmayın 🙂

Hata 4: Hatalı Anahtar Kelimeler Yazmak

Google anahtar kelime yığınlarına dikkat etmeyi çoktan bıraktı ama stok fotoğraf siteleri hala bunun peşindeler. Her içeriğe en fazla 50 adet anahtar kelime yazmak gerekiyor. Bu anahtar kelimeler görseli arama sonuçlarında çıkartacak en önemli araçlardan. Haliyle bunları doğru bir şekilde yazmak lazım. İşte en büyük hata da bu aşamada işleniyor. Bir fotoğrafı tanımlamayacak anahtar kelime ile tanımlamak satış almayı oldukça düşürecektir. Örneğin bilgisayar kullanan bir kız çocuğunun fotoğrafını çektiğimizi düşünelim. Bunu yüklerken otomatik olarak bir yerlerden anahtar kelimeler alıp kullanırsak bunların içerisinde “young” “adult” “boy” gibi anahtar kelimeler bulunması muhtemel olur. Ama bu anahtar kelimeler fotoğrafı tanımlamayan anahtar kelimeler olmaktadırlar. Böylelikle hem arama sonuçlarına yanlış görsel gösterilmesine sebep olacak hem de anahtar kelime hakkımızı boşa kullanmış olacağız.

Çözüm 4: Anahtar kelimeleri mümkünse Shutterstock’un anahtar kelime tavsiye aracından veya ilgili sitenin tavsiyelerinden seçip kullanmak çok önemlidir. Burada anahtar kelime ayıklamak veya eklemek de yapılması gereken çalışmalardandır.

Hata 5: İşlenmemiş Fotoğraf Yüklemek

Fotoğraflarımızı çektik ve bilgisayarımıza aktardık. Bunları da hemen stok sitelerine yüklemeye başladık. Bu kadar mı? Peki ya fotoğrafları işlemek? Stok fotoğrafçılığı işinde sıklıkla rastladığım ve bir zamanlar benim de yaptığım hatalardan birisi buydu. Makinenin hazır jpeg ayarlarından çıkan sonucu direkt olarak göndermek. Halbuki fotoğrafta iyileştirmeler yapmak, belirli yerleri kesmek, bazı yerlerin ışığını artırıp bazı yerleri karartmak gibi birçok işlem yapmak mümkün. Bu işlemler de fotoğrafın kalitesini artıracak ve ticari değerini yükseltecek işlemlerdir.

Çözüm 5: Fotoğraflarınızı mümkünse RAW formatta çekip Adobe Lightroom, Adobe Photoshop, Luminar gibi programlarda düzenleyin. Stok fotoğrafçılığı yaparken bu programlarla içli dışlı olmalısınız.

Hata 6: Sadece Belirli Ajanslarla Çalışmak

Stok fotoğrafçılığı işinde ciddi para kazandıran ajanslar belirlidir. Bu ajanslar Shutterstock, Adobe Stock ve iStock/Getty’dir. Birçok kişi, izledikleri ve okuduklarıyla sadece bunlardan biriyle veya birkaçıyla çalışıyor. Hatta bazı kişiler exclusive üye konumuna yüklenerek başka hiçbir yere fotoğraf yüklemiyorlar. İrili ufaklı onlarca stok fotoğraf sitesi olduğunu biliyoruz. Hepsiyle tek tek uğraşmak, başlık, anahtar kelime girmek vb. can sıkıcı geldiğinde belirli ajanslarla çalışma durumu ortaya çıkmaktadır. Ben, çözümü çok basit olan bu davranışı doğru bulmuyorum. Çünkü, hangi site olursa olsun hepsinin bir gün batması, çok düşük komisyonlar paylaşması ve hesabı kapatma gibi durumlarının ortaya çıkması muhtemeldir. Bu da tüm çalışmanızı çöp haline getirir.

Çözüm 6: Birçok stok ajansıyla çalışmak en doğru yoldur. Hatta bunlardan hiçbirisine exclusive içerik yüklememek de gerekir. Peki “hepsiyle birden nasıl uğraşacağım?” diyorsanız size birçoğunu tek merkezden kontrol edebileceğiniz microstock.plus ve benzeri stok fotoğraf yükleme araçlarını tavsiye ederim.

Hata 7: Moral Bozmak

“O kadar fotoğraf yükledim, satış olmadı. Ben bu işi bırakıyorum” diye düşünmek stok fotoğrafçılığı yaparken düşülebilecek en büyük hatalardan birisidir. Yüzüp yüzüp kuyruğuna geldikten sonra tümünü geri dikmek gibidir. Evet, ilk zamanlarda satış çok az olur. Evet, istediğiniz satış rakamına hemen ulaşamazsınız. Ama bunlar morallerinizi bozmamalı. Çünkü bu bir süreç. Siz ne kadar kaliteli, ticari değeri olan içerik üretip yüklerseniz o kadar kazanırsınız.

Çözüm 7: Bu işin çözümü stok fotoğraf işini ciddiye almaktır. Devamlı yükleme, modelli çekimler yapma, trendleri takip etme, doğru açıklama ve anahtar kelimeler kullanma gibi gerekli olan tüm işlemleri yerine getirdiğinizde kazanmaya başlayacaksınız. Hatta kim bilir belki de tam zamanlı bir işe dönüşecek. Hobi olarak çalışmak da isteniz, belirli bir zaman dilimi ayırmak ve emek vermek heyecan verici sonuçlar almanızı beraberinde getirir.

 

Paylaşın:

Şener Dağaşan

Uzun yıllardır blog yazarlığı yapıyorum, sosyal medya ile içli dışlıyım. İçerik yönetimi asıl uzmanlık konum olmakla birlikte sosyal medya uzmanlığı yapıyorum. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü mezunuyum. Burası da benim kişisel websitem. Benimle irtibata geçmek için iletişim sayfasından mesaj gönderebilirsiniz.

Leave a Comment