Vahşetin Çağrısı (Jack London)

Jack London ile tanışmam birçok kişinin aksine ilkokul ve ortaokul dönemlerine değil üniversiteyi bitirmemden sonraya denk gelir. Yıldız Gezgini ile başladığım Jack London serüvenime kısa ama etkili bir kitapla devam etme kararı almıştım. Vahşetin Çağrısı işte bu kitaptır. Okuduğum üçüncü Jack London eseri olan Vahşetin Çağrısı, London’ın ilk romanı olup ona ün kazandıran iki kitaptan birisidir.

London, “altına hücum” döneminde her şeyini geride bırakıp birçok insanın yaptığı gibi kuzey topraklarına gitmiş ve altın bulma macerasına katılmış. Bu süreçte yaşadıkları ise ona yazarlık hayatında çok şeyler katmıştır. Bu dönemde yazdığı kitaplardan birisi de Vahşetin Çağrısı’dır. The Call of the Wild ismiyle yayınlanan kitap London’a büyük paralar ve ün kazandırmıştı.

Kitap Analizi

Buck, Doğasının İzinde!

Kitap, sıcacık yuvasından çalınıp altına hücum zamanında çokça köpeğe ihtiyaç duyulan Kanada’ya birkaç yüz dolara satılan Buck‘ı anlatıyor. Buck, evcil hayatından memnunken birden bire kendisini bambaşka bir yerde ve bambaşka şartlar altında bulur. Kavga eden ve ölen, sopa ve kamçı ile adam edilen, kızaklara koşulan, ağır şartlar altında yaşayan, yorgunluktan ölen ve kıymeti bilinmeyen köpekler Buck’ta derin izler bırakır. Çok çabuk öğrenir, çok çalışır, dikkatli olur. Gücünün ve yapabileceklerinin sınırını gördükçe liderliğe oynamaya başlar. Birçok insanla tanışır, birçok köpekle birlikte çalışır, birçok şeye şahit olur. Ve en sonunda doğası onu çağırır.

Kitap tamamen Buck’ı anlatmaktadır. Buck’ın yaşadıkları, rahatın doruklarından mücadelenin bağrına düşmesi, kendini keşfetmesi, insanları keşfetmesi resmedilir kitapta. Vahşetin Çağrısı her ne kadar bir köpeğin tüm bu yaşadıklarını anlatsa da London aslında çok sağlam bir insan doğası analizi yapmaktadır. Hırsı ve paragözlüğü ile her şeyi yapabilen insanları resmetmiştir London aslında. Her türlü insanla karşılaşan Buck, her ne kadar hepsine karşı sorumluluğunu yerine getirse de, ona gerçekten saygı duyan insanlara bağlanmıştır. London, gerçek olabilme ihtimali yüksek olan birçok insan portresini sunar bize Buck’ın gözünden. Buck ile beraber insanları tanır, insanların nasıl vahşileştiğini görür, bir hiç uğruna neler yapabileceklerini keşfederiz.

Vahşetin Çağrısı, London’ın ilk eserlerinden olması sebebiyle belki kısa bir romandır ama çok iyi tahliller sunar. Hayvan nefisli insanı tarif eder, hayvanların doğalarını anlatır. Ve kitapta herkes kendisine bir pay alabilir. Dümdüz okuyanlar bir köpeğin yaşadıklarını hissederken derinlikli düşünenler insanların portrelerini saatlerce izleyebilirler. Çünkü yazma sanatı aslında bir şeyler söyleme ve anlamadığımız, bilmediğimiz, anlamak istemediğimizi bize anlatma sanatıdır.

Vahşetin Çağrısı mı Doğanın Çağrısı mı?

Kitap, orijinal isminin birebir çevrimini değil de, içerikle hiç alakası olmayan bir isimle yayınlanmıştır. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından edindiğim kitap maalesef bu isim yanlışlığına düşmüş bir kitap. The Call of the Wild isminde vahşetle alakalı bir kelime bulunmadığı gibi içerikte de vahşete çağrılan bir şey yoktur. Buck, aslında doğasını keşfetmektedir. Hatta Yaban onu kendisine çağırmıştır. Bu bakımdan isim konusunda çokça ikileme düşebilirsiniz. Daha kötü isim çevirileri bile yapılmış ama ben elimdeki kitabın yorumunu yapıyorum. Siz o tip bir kötü tercümeye denk gelmişseniz lütfen yorumda belirtin 🙂

İnsanı Tanımak

Bu kitap, az önce de dediğim gibi insanı tanıma adına sağlam bir eser olmuş. Yaklaşık 80 sayfa boyunca ağır aksak ilerleyen ve ilmek ilmek dokunan hikayesi son bölümde bir anda kontrolden çıkıp her şeyi önümüze sunmuştur. Belki London yazmaktan sıkıldı, belki de bunu bilerek yaptı bilemeyiz. Fakat son kısım diğer kısımlara göre daha akıcı ve daha iyi işlenmiş. Belki eserin tümü bu şekilde yazılsa daha kısa bir romanla karşı karşıya kalabilirdik.

Kısaca belirtmem gerekir ki, Vahşetin Çağrısı okunabilir, ders çıkarılabilir bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.

Kitap Tecrübem

Vahşetin Çağrısı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlanmıştır. 107 sayfadan oluşan kitapta herhangi bir imla hatası veya dizgi hatasına denk gelmedim. Beraberinde bir ayraç ile gelmesi ise ufak bir mutluluk kaynağı. Evet, içinde ayracı çıkan kitapları ayrı seviyorum 🙂

Kitabı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarının websitesinden satın alabilirsiniz.

Paylaşın:

Şener Dağaşan

Uzun yıllardır blog yazarlığı yapıyorum, sosyal medya ile içli dışlıyım. İçerik yönetimi asıl uzmanlık konum olmakla birlikte sosyal medya uzmanlığı yapıyorum. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümü mezunuyum. Burası da benim kişisel websitem. Benimle irtibata geçmek için iletişim sayfasından mesaj gönderebilirsiniz.

Leave a Comment